Çevre Sözlüğü

-A-

AEROBİK Serbest oksijenin varlığında yaşayan ya da aktif olabilen organizma; suda çözünmüş oksijenin oksitleyici olarak hareket ettiği durum.
AEROBİK AYRIŞMA Havalı koşullarda faaliyet gösteren mikroorganizmalar veya mantarların organik maddeleri ayrıştırmaları.
AĞIR METALLER Kurşun, cıva, çinko v.b. gibi çevre açısından tehlikeli nitelik taşıyan metaller
ASİT YAĞMURU Esas olarak. Sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan, sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesi.
ATIK Çevrede başkalaşmaya yol açacak miktarda çevreye boşaltılan, sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif istenmeyen her tür madde.
ATIĞIN YENİDEN İŞLENMESI Yeniden kullanmak amacıyla atık maddelerin toplanması ve işleme tabi tutulması; kâğıdın, camın, alüminyum un ve plastiğin yeniden işlenmesi gibi.
AZOT DÖNGÜSÜ Atmosferdeki azotun bitkiler tarafından özümlenmesi, sonra topraktan geçerek atmosfere dönmesi süreci. Azot, proteinlerin önemli bir bileşenidir ve bu nedenle hem bitkiler hem de hayvanlar için gereklidir.


-B-

BACA ATIKLARI Sanayi bacalarından yayılan gazlar ve asılı parçacıklar.

BİRİNCİL HAVA KİRLETICİLER Atmosfere doğrudan verilen hava kirleticileri.

BİYOKÜTLE Belli bir alan ya da hacimdeki canlı organizmaların toplam kütlesi ya da miktarı.

BİYOKÜTLE ENERJİSİ Bir biokütledeki organik atıklar, bitkiler yâda ağaç gibi organik maddelerden üretilen enerji.


-Ç-

ÇEVRE Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar. Bu çevre doğal fiziksel öğeleri, ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşulları içerir.

ÇEVRE DOSTU Ürünlerde normal olarak bulunan zararlı öğelerden bazılarını tasfiye etmek amacıyla tasarlanmış ya da değiştirilmiş ürünleri ifade etmek için kullanılan terim.

ÇEVRE KORUMA Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

ÇEVRE YÖNETİMİ Toprak, su ve hava gibi doğal kaynakların çevresel açıdan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanılması.

ÇÖLLEŞME Genellikle aşırı otlatma, yaygın ormansızlaştırma ya da aykırı tarım ve sulama uygulamaları sonucunda toprağın çöl haline gelmesi süreci.

ÇÖP Evlerden ya da ticari amaçla gıda hazırlanması ve kullanılmasından kaynaklanan hayvan, sebze ve meyve atığı; genelde tüm atık ürünler için kullanılır.


-D-

DALGA ENERJİSİ Deniz suyu devinimlerinin oluşturduğu gücün enerji üretiminde kullanılabileceği, potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı.

DENİZ EKOSİSTEMİ Okyanusların ve denizlerin ekosistemleri; pellajik ve bentik bölümler olarak ikiye ayrılı

DOĞAL KORUMA ALANI Doğal çevrenin koruma ve inceleme amaçlarıyla korunduğu alan.

DOĞAL AYIKLANMA Bazı organizmaların belirli bir çevrenin koşullarına daha iyi uymalarından ötürü çoğalarak yaşamlarını sürdürmesi.

DÜNYA ÇEVRE VE GELİŞME KOMİSYONU [WCED=World Commission on Environment and Development] Ekonomİk gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerektiğini savunan Brundtland Raporu'nu hazırlayan, Birleşmiş Milletlerin oluşturduğu bir komisyon.


-Ç-

ÇEVRE   Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar. Bu çevre doğal fiziksel öğeleri, ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşulları içerir.

ÇEVRE DOSTU  Ürünlerde normal olarak bulunan zararlı öğelerden bazılarını tasfiye etmek amacıyla tasarlanmış ya da değiştirilmiş ürünleri ifade etmek için kullanılan terim.

ÇEVRE KORUMA  Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

ÇEVRE YÖNETİMİ Toprak, su ve hava gibi doğal kaynakların çevresel açıdan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanılması.

ÇÖLLEŞME  Genellikle aşırı otlatma, yaygın ormansızlaştırma ya da aykırı tarım ve sulama uygulamaları sonucunda toprağın çöl haline gelmesi süreci.

ÇÖP Evlerden ya da ticari amaçla gıda hazırlanması ve kullanılmasından kaynaklanan hayvan, sebze ve meyve atığı; genelde tüm atık ürünler için kullanılır.


-D-

DALGA ENERJİSİ Deniz suyu devinimlerinin oluşturduğu gücün enerji üretiminde kullanılabileceği, potansiyel yenilenebilir enerji kaynağı.

DENİZ EKOSİSTEMİ Okyanusların ve denizlerin ekosistemleri; pellajik ve bentik bölümler olarak ikiye ayrılı

DOĞAL KORUMA ALANI Doğal çevrenin koruma ve inceleme amaçlarıyla korunduğu alan.

DOĞAL AYIKLANMA Bazı organizmaların belirli bir çevrenin koşullarına daha iyi uymalarından ötürü çoğalarak yaşamlarını sürdürmesi.

DÜNYA ÇEVRE VE GELİŞME KOMİSYONU [WCED=World Commission on Environment and Development] Ekonomİk gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerektiğini savunan Brundtland Raporu'nu hazırlayan, Birleşmiş Milletlerin oluşturduğu bir komisyon.


-E-

EKOLOJİ Organizmaların birbirleriyle ve çevre¬leriyle olan ilişkileri inceleyen bilim dalı.

EKOLOJİK KONUM Bir türün yaşamını sürdürmesi için gerekli tüm koşulları sağlayan ekolojik yaşama ortamındaki yeri.

EKOSİSTEM Birbirleri ile ve cansız ortamla ilişki içinde olan kendi içinde yeterli bitki ve hayvan topluluğu.

EMiSYON Gaz yada gaz ve partikül karışımlarının atmosfere verilmesi.

ENDEMİK Belirli bir bölgenin yerli türü.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ Bir enerji biçiminin diğerine dönüşmesi.

EROZYONHavanın yâda insanların müdahalesi sonucunda kaya parçacıklarının ve toprağın asıl yerlerinden kopmaları, taşınmaları ve başka bir yerde kalmaları süreci.


-F-

FAUNA  Jeolojik bir dönemle ya da yöreyle ilgili, insanlar dışındaki hayvanların tümünün yaşamı.

FLORA [Flora] Bir jeolojik dönem yâda yöre ile ilgili bitki yaşamı.

FOSİL YAKITLAR [Fossil fuels] Kömür, petrol, doğal gaz vb. gibi doğal organik yakıtların tümü. Fosil yakıtlar bitki ve hayvan maddesinin milyonlarca yıl boyunca toprak altında ayrışmasından oluşur.

FOTOSENTEZ (Photosynthesis) Klorofil içeren bitkilerin atmosferdeki karbondioksitten ve sudan, güneş ışığını enerji kaynağı olarak kullanarak karbonhidrat oluşturması, serbest kalan oksijenin ise atmosfere bırakılması süreci.


-G -

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ (Noise pollution) İnsanlar üzerinde olumsuz fizyolojik ve psikolojik etkiler yaratan, arzu edilmeyen sesler. Gürültü kirliliğinin başlıca kaynakları arasında uçakların çalışması, yol trafiği, inşaat ve ağır donanım bulunmaktadır.


-H-

HAVA KİRLİLİĞİ(Air pollution)Toz, gaz, sis, koku, duman ya da buhar kirleticilerin insan, bitki ve hayvan yaşamına yada maddi nesnelere zarar verecek, yada yaşamdan, maddi nesnelerden rahatça yararlanmasına engel olacak miktar, yoğunluk ve zamanda atmosferde bulunması.

HAVADAKİ VE SUDAKİ AZOT BiLEŞİKLERİ [Nitrogen compounds in air and water] Bunlar havayla suyun kalitesini önemli ölçüde etkiler ve kirliliğin başlıca nedenlerini oluştururlar.


-İ–

İKİNCİL HAVA KİRLETİCİLERİ [Secondary air pollutants] tmosfere bırakılan birincil hava kirleticileriyle atmosferde doğal olarak bulunan kimyasal maddelerin tepkimeye girmeleri sonucu oluşan hava kirleticileri. Bk. Birincil Hava Kirleticileri.


-I-

ISIADASI [Heat island] Birbirine yakın çok sayıda ısı kaynağının kentsel alanlarda ısının artmasına neden olarak bu alanlarla etrafları arasında gece ısısı yönünden farklılık yaratan ve dolayısıyla sıcak havayı ve kirleticileri tutan bir sis kubbesi oluşumuna yol açan olumsuz durum.


-J-

JEOTERMAL ENERJİ [Geothermal energy] Belli elemanların radyoaktif ayrışmasından oluşan, yeryüzünün iç ısısı; bu ısı, potansiyel olarak büyük ve aslında ulaşılmamış bir enerji kaynağıdır.


-K-

KARBON DÖNGÜSÜ [Carbon cycle] Karbon atomlarının fiziksel, jeolojik, kimyasal ve diğer süreçler sonucunda atmosfer, okyanuslar, yeryüzü vb. arasındaki dolaşımı.

KARBON DİOKSİT [Carbon dioxide] Yeterli oksijen koşullarında fosil yakıtların yanmasıyla oluşan, atmosferde mevcut bir bileşik. Soluduğumuz oksijeni yayan klorofilli bitkiler içİn gerekli olup kendi başına zehirli değildir,

KARBON MONOKSİT [Carbon monoxide] Fosil yakıtların yeterince hava ile yanmamasından oluşan, gözle görülmeyen, tatsız, kokusuz ve son derece zehirli bir gaz.ancak yoğun haldeyken boğucu olabilir.

KATI ATIK [Solid waste ] Katı özellikleri taşıyan her türlü atık madde

KATI ATIK YÖNETİMİ [Solid waste management] Katı atıkların toplanmasını, işlenmesini ve tasfiyesini, ayrıca yeniden işlenerek kullanılmasını planlı biçimde denetleme sistemi.

KİRLİLİK  Çevrenin insan, bitki ve hayvan yaşamı açısından tehlikeli ya da potansiyel olarak tehlikeli olacak derecede kirlenmesi; bozulmayan yada dağılmayan atık materyalin çevreye bırakılması.


-M-

METAN [Methane] Bataklık topraklarda, lağım sularında ve ayrıca kömür madenierinde organik maddenin anaerobik koşullarda ayrışmasından oluşan, genellikle bataklık gazı olarak adlandırılan, doğal, renksiz gaz. Atmosferde yoğunluğunun artması "sera etkisi"ne katkıda bulunur.

MİKROORGANİZMALAR [Microorganisms] Biyolojik işleme tabi tutma süreçlerinde aktif etki maddesi işlevi gören yâda indirgeme faaliyetine katkıda bulunan, sıvı atıklarda bulunan mikroskobik bitkiler yada hayvanlar.


-N–

NÜKLEER ENERJİ Özellikle elektrik üretimi için nükleer füzyon ya da füzyon ile oluşturulan enerji. Nükleer enerji tesisleri, atık tasfiyesi ve kaza tehlikesi açısından kaygı kaynağıdır.


-O-

ORMAN YETİŞTİRME [Afforestation] Orman yetiştirme yâda mevcutların geliştirilmesi.

ORMANCILIK [ Forestry ] Kaynaklarının en verimli kullanımını sağlamak amacıyla ormanların ve orman arazisinin yönetimi.

ORMANSIZLAŞTIRMA [Deforestation] Ağaçların ve çalılıkların ekilebilinir toprak kazanmak yada kereste elde etmek amacıyla yok edilmesi.

OZON Oksijenden geçen elektrik boşaltımı ve radyasyonla oluşan, oksijenin tepkimeci, zehirli biçimi. Solunan atmosferde tahriş edici olabilir, stratosfer de ise morötesi ışınları süzdüğü için gereklidir.

OZON TABAKASI Zararlı morötesi radyasyonu süzen, ozon içeren üst atmosfer katmanı. CFC türünden kimyasal maddelerin atmosfere bırakılması sonucunda ozon tabakasının zayıfladığı, bunun ise cilt kanserinde artışa yol açacağı hesaplanmaktadır.


-P-

PESTİSİTLER  Zararlı bitki ve hayvanları yok etmekte kullanılan, insan ürünü kimyasal maddeler. Böcek öldürücü, yaprak dökücü ve kemirgen öldürücü türden bazı tarım ilaçları insan faaliyetleri ya da genel sağlık açısından tehdit oluşturabilir.

PEYZAJ DÜZENLEMESİ  Bitki örtüsünü, diğer doğal ya da insan yapımı öğeleri düzenleyerek doğal peyzajı insanların kullanması amacıyla başkalaştırma sanatı ve işi.


-R-

RÜZGAR ENERJİSİ  Yel değirmenlerinde ve rüzgar jeneratörlerinde olduğu gibi, rüzgar gücü kullanılarak enerji üretimi.

RÜZGAR TÜNELİ  Havanın düzgün bir hızla geçebileceği kanal; hava akımı modellerinin araştırılmasında kullanılır.

RÜZGAR ÖLÇER  Rüzgar hızını ölçmeye yarayan aygıt.


-S-

SANAYI ALANI Sanayileri barindirmak amaciyla ve sanayi parki kullanimina yönelik olarak planlanmis, bir kentin içindeki ya da yöresindeki alan.

SERA ETKİSİ  Başta karbondioksit olmak üzere bazı atmosferik gazlar sera camının etkisini andırır bir etkiye sahiptir; ışığı geçirir ama ısıyı içerde tutar ve ısı artışına yol açar. Atmosfer ile yer arasındaki ısı dengesi, sanayileşmedeki ve fosil yakıtların yanmasındaki artıştan kaynaklanan atmosferik karbondioksİt artışlarından etkilenir; bu ise atmosferdeki ortalama ısıyı yükseltir. Bu gelişmenin, buzulların erimesi ve okyanusun yükselmesi gibi geniş kapsamlı sonuçlar doğuran iklim değişmelerine yol açmasından korkulmaktadır.

SU EKOSİSTEMİ  Kara (tatlı su) ve deniz (okyanus) ile ilgili su ekosistemleri.

SU KAYNAKLARI YÖNETİMİ Su kaynaklarının sağlanması, kullanılması, korunması ve dağıtımı gibi etkinlikleri içeren yönetim.

SU KİRLİLİĞİ  Suyun yararlı kullanımını etkileyecek miktarlarda kimyasal, fiziksel ya da biyolojik maddelerin katılmasıyla kalitesinin bozulması. Su kirlenmesinin en yaygın kaynakları; yetersiz evsel atık su arıtma tesisleri, endüstriyel atıkların boşaltılması, yüzeysel akış, madencilik faaliyetleri ve sulamadır.

SU KORUMA  Konutların, sanayinin ve tarımın tükettiği su miktarının azaltılmasına yönelik programlar ve yöntemler. Uygulama örnekleri genellikle yüzeysel akışın yeniden kullanılması, rezervuarlardaki buharlaşmanın azaltılması ve yeniden işlenmiş suyun endüstriyel amaçlarla kullanılması gibi alanlarda görülür. Çifte boru tesisatı sisteminin, gelecek yıllarda, suyun yeniden işlenme yüzdesinin artması sonucunu doğurması beklenmektedir.

SULAK ALANLAR  Doymuş toprak koşulları gerektiren bitki örtüsünü yâda su yaşamını besleyecek yeterli yerüstü ya da yeraltı sularına sahip, turbalık ve bataklık gibi alanlar; birçok balık ve su kuşu türü için yetişme ortamı sağlayan önemli vahşi yaşam ortamları.


-T-

TARIMSAL (EKO)SİSTEM Tarımsal faaliyetlerle çevreleri arasındaki ilişki.

TARIMSAL ORMANCILIK  Tarım ürünleri ya da hayvanlarla aynı toprakta ağaç veya benzeri bitkiler yetiştirmeye yönelik, tarım ve ormancılık yöntemlerini birleştiren toprak yönetimi teknikleri.

TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLER  Bütünüyle ya da önemli bir bölümü itibariyle tükenme tehlikesi altındaki fauna ve flora.

TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLER  Nadir bulunan ve yakın gelecekte varlıklarını sürdürmeleri çeşitli nedenlerle zorlanabilecek olan türler.

TEHLİKELİ ATIKLAR  Gereğince yönetilmediği takdirde insan sağlığı ve çevre için tehlike oluşturan, hastalığa ya da ölüme yol açabilen maddeler içeren atıklar. Özellikle hidrokarbonlar gibi tutuşabilir atıklar, asitler ve alkaliler gibi aşındırıcı atıklar, kendiliğinden tepkimeye yatkın reaktif atıklar, tarım ilaçları, arsenik bileşikleri, radyoaktif bileşikler, kadmiyum bileşikleri vb. TERASLAMA   Suyun yüzeysel akışını denetlemek ve toprak erozyonunu asgariye indirmek amacıyla bir yamacın konturu üzerine kurulan topraktan set.

TOPRAK EROZYONU  Toprak parçacıklarının havanın etkisiyle değişip ufalanması ve sonra da rüzgar ve su tarafından taşınması doğal süreci.

TOPRAK ISLAHI  Barajlar, kanallar ve pompalama sistemleri inşa ederek toprağın tarım ve geliştirme amacıyla kullanılabilecek biçimde değiştirilmesi.

TOPRAK KAYMASI  Yerçekimi etkisiyle, kaya ya da toprağın yavaş, yavaş yada yüksek bir hızla aşağı doğru hareketi.

TOPRAK KORUNMASI  Erozyondan ötürü toprağın bozulmasını, toprağın denge kaybını ya da bitkilerin aldığı besin maddelerinin kaybını asgariye indirmek amacıyla uygulanan toprak kullanımı yönetimi.

TOPRAK ÖRTÜSÜ  Rüzgâr ve suyun yol açtığı toprak erozyonunu azaltmak amacıyla yetiştirilen bitkiler.

TERMİK SANTRAL  Fosil yakıt kullanan elektrik santralı.

TOPRAK YÖNETİMİ  Mevcut nüfusun ve gelecek kuşakların ihtiyaçları ve doğal çevrenin korunması bakımından azami uzun vadeli yararı sağlamak amacıyla toprağın geliştirilmesini ve korunmasını amaçlayan yönetim.

TÜR Bir bitki ya da hayvan grubu. Grubun üyeleri arasında yakın bir benzerlik, ortak bir köken ve sürekli bir üreme sistemi vardır. Tür, yaygın olarak kullanılan en küçük biyolojik sınıflandırma birimidir.


- U-

UYUM  Canlı organizmaların çevre koşullarının üstesinden gelme yeteneği.


-Ü-

ÜRETİCİLER Fotosentez ile büyüyen canlılar, bitkiler.


-Y-

YAGMUR ORMANI [Rain forest] Yıllık yağışın yüksek olduğu sık ağaçlık; bazı yörelerde yokedilme tehdidi altında bulunan, birçok eşsiz ağaç türünü içeren global bir bitki örtüsü tipi.

YAŞAM DÖNGÜSÜ Bir canlının yumurta döllenmesinden ölüme kadar geçirdiği değişik aşamalar.

YENİLENEBİLİR (DOĞAL) KAYNAK  Kendini doğal biçimde yenileyen yâda insan müdahalesiyle yenilenebilen, ağaç, hava ya da su gibi doğal kaynaklar.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI  Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, su enerjisi, biokide enerjisi, gelgit enerjisi ve üretici nükleer enerji reaktörleri gibi kendiliğinden yenilenebilir, kullanmakla eksilmeyen enerji kaynakları.

YENİLENEMEZ KAYNAK  Sınırlı olarak bulunan mineral gibi doğal, kural olarak cansız kaynak.

YERALTI SU DÜZEYİ  Taban yatağında biriken yeraltı suyunun düzeyi.

YERALTI SUYU  Yerüstü (yüzey) su kay¬naklarından sızıntı yâda yağmur yoluyla yenilenen, yer yüzeyinin altında yutaklanan su oluşumları.

YERALTI SUYU KİRLİLİĞİ  Yeraltı sularının kirliliğinin başlıca kaynakları lağım suyu tesisatı, lağım çukurları vb. ile kıyı bölgelerinde tuzlu su sızıntılarıdır


-Z-

ZEHİRLİ MADDELER Değişik biçimlerde maruz kalma sonucu zarara yol açabilen kimyasal maddeler.


Sosyal Medyada Bizi İzleyin

Bizleri sosyal medyada da takip edebilirsiniz.

E-Bülten Kayıt

Güncel haberlerimizi takip etmek ister misiniz?

Ege Orman Vakfı Danışma Hattı

Sormak istediklerinizi ya da merak ettikleriniz için bizi arayın.

Yukarı Çık